T.İş Bankası
Yayınları, 296 sf.
Çeviren: Alev Bulut
Dizi: Roman
“Ağlamamaya çalışıyorsun.
Çünkü çocuk değilsin. On dokuz yaşında bir yetişkinsin. Öyle incinmişsin
ki! Kalbin kırılmış! Hiç doğmamış olmak işi nasıl kolaylaştırırdı.”
Yaratıcılığın sınırlarını durmaksızın zorlayan yazar Joyce Carol
Oates’un 2002 yılında tamamladığı ‘Bir Gün Beraber Gideriz’de felsefe
öğrencisi bir genç kızın; Anellia’nın kimlik oluşturma süreci
anlatılıyor. Yaşıtlarından çok farklı olduğu hemen hissedilen, zeki,
duyarlı, saplantılı felsefe öğrencisi Anellia, bir Yunan yurduna kabul
edilmek, bir “Kappa Gamma Pi” kızı olmak için canını dişine takar. Aile
yaşamındaki sorunlarına kendini sevdirme konusunda duyduğu büyük açlık
eşlik eder; bir de ona “Beni sevme” diyen zenci sevgilisiyle
yaşadıkları... Anellia’nın öyküsü, felsefeye, ayrımcılığa, varoluş
sıkıntısına, genç olmanın ama genç hissetmemenin zorluğuna yaptığı
göndermelerle keskin bir edebiyat tadı bırakacak okurun damağında. [Alev
Bulut]
toplam 16
İMPARATORLUK, DİRENİŞ VE İSYANİMPARATORLUK, DİRENİŞ VE İSYAN
Tarık Ali
Agora
Kitaplığı, 200 sf.
Çeviren: Ebru
Kılıç
Dizi: Siyasal
Düşünceler
Tür: Siyaset
Dünyada ilk olarak Agora
Kitaplığı’nca yayımlanan Tarık Ali’nin ‘İmparatorluk, Direniş ve İsyan’
adlı kitabı, yazarın, Arundhati Roy, Edward Said, Noam Chomsky gibi
isimlerle yaptığı söyleşileriyle de tanınan gazeteci David Barsamian’la
konuşmalarından oluşuyor.
Amerikan İmparatorluğu “terörizme karşı savaş” bayrağı altında
tüm dünyaya meydan okuyor. Bizzat kendine sadık kalemşörleri, bu savaşın
en az on, on beş yıl süreceğinden ve yaklaşık 60 ülkenin bu savaşa dahil
edileceğinden dem vuruyorlar. İnsanlık tarihinde ilk defa, dünyada kendi
gücüne yakın tek bir rakibi olmayan bir imparatorluk, yeryüzünü kendi
çıkarları doğrultusunda baştan sona dizayn etmeyi tasarlıyor.
Tarık Ali ise bu emperyal plana, dünya çapında bir
Anti-Emperyalist Birlik kurulması çağrısıyla karşı koymayı öneriyor.
Küreselleşme-karşıtı hareketin anlamlı çıkışlar olduğuna, fakat doğrudan
iktidar perspektifini gözetmediği sürece eriyip gideceğine dikkat
çekiyor. Örneğin Arjantin’de yerel düzeyde kalan örgütlenmelerin,
İmparatorluk’un paltosunu kemirmekten öte bir sonuç vermeyeceğinin
altını çiziyor.
“Öldüğü iddia edilen ‘Sosyalizm’ sözcüğünü tekrar tekrar ve
üstüne basa basa kullanmalıyız” diyor Tarık Ali. Mutlaka siyasal bir
alternatif ortaya koyalım ve Sosyalizm sözcüğünü yeniden bir slogan
haline getirelim!